El bakımı:

Güzel ve bakımlı eller sadece kişinin kendisini iyi hissetmesini sağlamakla kalmayıp, başkalarında da o kişiye karşı sempati duymalarını sağlar. Ama sürekli bir şeyler yıkamak (özellikle evişlerinde) elleri ve tırnakları yıpratır. Deri çatlar, sertleşir ve doğal asidik örtüsü tahrip olur. Sürekli uygulanan el banyoları ve kompresler, yıpranmış ellerin kendilerini yenileyebilmeleri için iyi bir bakım yöntemidir.
-Eterli yağ el banyosu

3 damla lavanta yağı, 2damla bergamot yağı, 10 damla bademyağı, 1 tatlıkaşığı dolusu gliserin. malzemelerin hepsi bir kabın içindeki sıcak suya eklenerek iyice karıştırılır. Eller 20 dakika süreyle banyoda tutulur. Sonra ellere masaj yaıplarak, kalan yağ da deriye yedirilir.

-Zeytinyağı el banyosu

1 su bardağı dolusu zeytinyağı, benmari yöntemiyle hafifçe ısıtılır ve içine 15-20 damla limon suyu ilave edilip iyice çalkalanır. Eller bu yağın içinde 5-10 dakika bekletilir. bu kürden sonra ellerinizi sadece durulamanız yeterli olacaktır. çok rahatsız olmuyorsanız sabun kullanmayın.

-Jojoba-pirinç unu kompresi
1 yemek kaşığıdolusu pirinç unu biraz sütle bulamaç haline getirilir. 1 yemekkaşığı dolusu jojoba yağı(veya gliserin) elinüstüne yayılır ve üstüne pirinç bulamacıyatırılır. 10 dakika etkilemeye bırakıldıktansonra, eller ılık suyla yıkanır.

-Yağ masajı

2 yemek kaşığıdolusu bademyağı veya susam yağı, benmari yöntemiyleılıklaştırılır ve dairesel hareketlerle önce elinüstüne ve sonra da avuçlara masajla yedirilir.

-Rezene el banyosu

8 yemek kaşığıdolusu rezene tohumu havanda hafifçe ezildikten sonra, 2 su bardağıdolusu kaynar derecede sıcak suyla haşlanır, 15 dakikademlendikten sonra süzülür. Her tür yıkamadan sonra, eller bu bitki çayının içinde 2-3 dakika bekletilir.

Tırnak bakımı:

Tırnakların kuru ve kolay kırılmasını nedenlerinden biri de, etkili temizlik maddeleri ile sürekli ilişki içinde olmaktan kaynaklanabilir. Tırnaklardaki bu tür değişimler, beslenme yetersizliğinin bir işareti de olabilir. Bu nedenle,yalnızca dıştan bakım yapmakla yeterli değildir, dengeli beslenmeye de özen göstermelisiniz.

-Soğan suyu masajı

Kuru soğanın özsuyu ile tırnaklara masaj yapılır. Tırnaklar böylece sertleşebilir.

-Masaj yağı

25 gr vaselin, 25 ml hintyağı,10 damla acıbadem yağı, 25ml avocado yağı, 50ml jojobayağı bir kapta karıştırılır, sıcak su banyosunda (benmari) ısıtılarak eritilir ve iyice karıştırıldıktan sonra bir krem kabına konulur. İki günde bir, önceden iyice temizlenen tırnaklara bu yağ karışımı ile masaj yapılır.

verilen kiloları korumak için


1. Yiyeceklerinizi Seçin
Yemek yeme isteğiniz ve atıştırma ile ilgili tuzaklardan kaçınmak için yiyeceklerinizi seçin ve bu yiyecekleri hepsi sizin düşük karbonhidrat almanız ve bu diyet programını başarmanızı sağlayacaktır. Programınız ne olursa olsun kilo vermeyi başaracaksınız.

2. Yemeğinizi Masada Yiyin
Yiyecekleri nerede ve ne zaman yiyeceğiniz belli olmalı. Gazete okurken veya televizyon izlerken yemek yemeyin.

3. Yavaş Yemek Pişirme ve Tatma
Isırdığınız lokmaları ne kadar yavaş çiğnerseniz o kadar çabuk kilo verirsiniz. Lokmaları yavaş çiğneme sizin kilo vermenize yardım eder. Nedeni bu. Beyin gerçekten bu mesajı alamaz “ Merhaba, o tok!” yemek yedikten 20 dakika sonra midede bu mesaj olur. Beyninize “ Yeterli” sinyali vermek için hormon CCK’in süresi artar. Böylelikle beyin, hormonların gerçekte aç olmama sinyalini almadan önce sık sık daha fazla yemek ister. Vücudunuzun harika iletişim ağının avantajını elde ederek iştahınızı kontrol edebilirsiniz ama bunun için çok daha fazla zamana ihtiyacınız olacak! Ayrıca, yemek yemeniz yavaşlar ve kilo almanıza neden olabilecek yiyecekleri zamanla bilirsiniz.
4. Gün içinde Yiyeceklerinizi Erkenden Yiyin
Adele Davis, “ krallar gibi sabah kahvaltısı, prensesler gibi öğle yemeği ve yoksullar gibi akşam yemeği yiyin” der. Oldukça haklı. Önemli bir çalışma, insanların sabah kahvaltsından ( bir gün boyunca başka hiçbir yemek ) 2,000 kalori aldığında kilo verdiklerini ama akşam yemeklerinde aynı miktarda kalori aldıklarında kilo aldıklarını gösteriyor. Kan şekerinizi ve insüli seviyenizi kontrol etmek için yiyeceklerinizi bir gün içerisine yayın ama akşamları kesinlikle fazla yemek yemeyin.
5. Her Gün Kahvaltı Yapın
Sabah kahvaltsını yapmadığınızda insülin seviyenizde diğer öğününüzü yiyene kadar artar. Kan şekeriniz düşer! Ve muhtemelen fazla yemek yeme isteğiniz artar. Büyük olasılıkla fazla yemek yiyecek ve yanında bir de kahve içeceksiniz. Sabahları aç olmayan kişilerdenseniz büyük olasılıkla doğal olmayan yemek yeme yöntemine kendinizi şartlandıracaksınız. İştahınızın yeniden açılmasıyla başlayan bu durum, protein bir çalkantı olur. Sabahları acıkmayan her insan, bir çay kaşığı fıstıklı yağ veya çilek gibi ekstra olan yiyecekleri yemek ister. Sonuç olarakta, güzel bir sabah kahvaltısı yapmalısınız ( hemen hemen her gün) ve protein ve biraz yağ içeren yiyecekleri yediğinizden emin olmalısınız.

6. Her Öğünde Protein Alın
Her öğününüzde mutlaka protein almalısınız. İdeal olarak, her atıştırmada da protein almalısınız. Protein karbonhidratlara göre daha az insülin üzeirnde etkili olurlar, asmile ve parçalamak için daha fazla doyum ve enerjidir ( kaloridir). Vücuy proteini ( yağı ) tanır, sizin ihtiyacınız olduğu kadarını, böylelikle bağırsağınızdan beyin sinyallerime kadar mesaj gönderen iştah-kontrol mekanizmaları, proteinli ( bazen karbonhidratlarla işe yaramadığını) yeterli yiyecek aldığınızı gösterir. Bir yemekte olan karbonhidratlardan roteinin büyük bir oranı, kan şekerini stabilize eder ve insülin tepkisini azaltır. Yeni bir araştırma, proteinde bulunan bir amino asidi olan, lösinin kilo verme boyunca vücut kilo verirken özellikle sizin kas yapmanıza yardımcı olduğunu öne sürüyor.

7. Yiyeceğiniz Yanınıza Alın
Çoğu müşterimin bir sorunu ise dışarı çıktıklarında, dışarı çıkmak üzere olduklarında, ofislerinde kalmak zorunda olduklarında ne yiyeceklerini bilmemeleridir. Bu olasıdır çünkü dünyada hazır ve kolay pek çok yiyecek çeşidi vardır, abur cuburlar ve tavukgöğsü bir otomat değildir. Yaşamınızı kontrol edin. Öğlen yemeklerinizi en azından atıştırma yapabileceğiniz yiyeceklerinizi paketleme yapmayı düşünmeye başlayın. Son on yıldan beri vücut geliştirenler bunu yapıyor. Sen de yapabilirsin.

8. Su İçin
Tabiî ki bu şaka değil. Su, kilo vermeniz kolaylaştırabilir. Ketojenik bir diyet uyguluyorsanız ( Atkins, diyet aşamalarını, bir aşamasında yer alan Protein Gücünü tanıtıyor) verdiğiniz kilolardan ketonları ve atık ürünleri saklandıkları yerden çıkartma oldukça önemlidir. Ketojenik bir diyet yapmasanız bile bu diyet, kabızı önlemek ve böbrek-karaciğer işlevini en iyi şekilde yapmak çok önemlidir ( karaciğerin vücutta çok önemli bir işlevi olduğunu ve karaciğer çalışmazsa yağ metabolizmasının da çalışmayacağını unutmayın). Bir günde sekiz bardak minimumdur ve çoğu kilolu kişiler için de yeterli değildir.
8. Sabah Kahvaltısı… Öğle veya Akşam Yemeği için Som Balığını Düşünebilirsiniz
Bütün bu tavsiyeler, herkes için uygun olamayabilir ama bir kez bu tavisyeleri uygularsanız sonucunun ne olduğunu görürsünüz. Maalesef, çiftlikte işlenmiş som balığı-çoğunlukla restouranlarda yediğiniz- diğer çiftlik hayvanlarının sahip olduğu problemlere sahiptir. Ağıllarda tutulan balıklar, tahıl ve antibiyotik içerirler. Tahıl diyetinin ve egzersizlerin eksik olmasının sonucu olarak, omega-3 yağ içeriği, vahşi hayvanlardaki kadar çok değildir. Ancak, vahşi balıklarla daima ticaret riski vardır. Peki bu durumda ne yapılmalı? Tavsiye ettiğim gibi som balığını yemenin büyük yararları vardır. Alaskan som balığını alabilirseniz harika olur. Ancak, lezzetli tadı olan konserve yapılmış som balığının şaşırtıcı sağlıklı çeşitlerini düşünün. Kırmız sockeye ( bir çeşit balık) en iyisidir.

9. “Ekmek” Yerine Beyaz Lahana Kullanın
Büyük sert bir lahana yaprağıyla hamburger gibi mezeli hindi, sade hindi, tavuk veya kırmızı et ile bir “sandöviç” yapabilirsiniz. Biraz avokado veya domates ile biftekli, tavuklu sandöviç yapabilirsiniz. Beyaz lahana yerine kırmızı lahana da kullanabilirsiniz.

10. Kahve Değirmeni Alın ve Keton Tohumu İçin Onu Kullanın
Keten tohumu, sadece kolon kanseri gibi hastalıklara karşı koruyucu değil aynı zaman da açıkçası kilo verme ile ilgili önemli lif kaynağıdır. Lif, kan şekerini köreltir ve tokluk hissi verir. En azından on iki düzine klinik çalışması, lifin kilo verme üzerindeki etkisini göstermiştir. Ek olarak, keten tohumları, anti-iltihaba karşı olmanın yanında kalbi koruyan omega–3 yağ ALA’nın (alfa linolenik asid) en iyi kaynaklarından biridir. İltihap kimyasal (sitokinler) üretilir, diğer yerler arasında, yağ hücrelerinde, çok kilolu olduğunuzda muhtemelen itihapla ilgili sorunlar yaşayacaksınız. Her şeyden önce taze keton tohumları, diyet programınızla olağanüstü bir olacak.

10. Sardalye Balığı
Protein ve omega-3 yağlarının ilk sınıfında yer alan sengin bir yiyecek olan sardalye balıklarını kolay kolay her yerde bulamazsınız. New York’un ünlü bir beslenme uzmanı Oz Garcia’nın seminerine katılmak için Florida’ya giderken sardalye balıklarının ne kadar sağlıklı ve zengin besin içerdiklerini öğrendim. Yemek için her şeyi hemen kapan zamansız ve acımasız bir listeye sahiptik. Oz, kan şekerinin düştüğü veya enerjisinin yok olmaya başladığı her an sardalye balıklarını satan en yakın yerlere gider! Bu yiyeceğin ne kadar besleyici ve enerji içerdiğini birinci elden öğrendim! Özellikle düşük karbonhidrat içeren diyet programınız bu yiyeceği yemenize izin verirse Wasa ekmeği gibi az karbonhidrat ve şekerli krekerleri sardalye balığınızın yanında yiyebilirsiniz. Size anlattıklarımızdan çok daha iyi hissedeceksiniz ve her şeyil salata ile sardalye balığı, size az kardonhidratlı bir yiyecek sunacak. En iyi çeşidi, sardalye yağında paketlenendir ( her yerde bulabilirsiniz). Soya fasulyesinde ve pamuk tohumda olanları satın alamayın çünkü 6 omega içerisinde oldukça fazladırlar.

12. Günlük Diyet Programınıza Yoğurt veya Kefir İlave Edin
Üretilmiş süt ürünleri, vücudunuzda sağlıklı bakteri depolar ve genellikle süt mamülleri ile ilgili sorun yaşanlar tarafından da sevilir. Yapay olmayan ürünlerle ( yapay olan meyvelerle aburcubur yiyecekler değil ) birlikte sade yoğurt yemeniz gerekir. Tabiî ki kefir de yiyebilirsiniz. Karbonhidrat içeriği: paketlerin üzerinde yazılanalar kadar yüksek değildir. Aslında, ½ kase yoğurt için kefir veya yağlı süt, bunlarda da sadece 2 gram etkili karbonhidrat vardır ve sizin almız gereken miktardır. Dr. Jack Goldberg, Diyete Devam yayınında mayalanmış süt içtiğinizde laktik süt asidi ile aşılanacağınızı, hemen hemen bütün süt şekerlerini (laktoz) “tükettiğinizi” ve bununda laktik asidine dönüştüğünü ve ekibinin sütü kesip tek bir tat çıkardığını belirtmiştir. Böylelikle, hükümet şekerden uzak kalınması grektiğini ve şekerin laktik asid bakterileriyle mayalanma işleminine “ dönüştüğünü” belirtmiştir. Sade yoğurdun ve kefirin 1/2 kasesi içerisindeki karbonhidratın “gerçek” miktarı, sadeve 2 gramdır. Her gün yağlı yoğurt veya kefir yemenizi sizlere tavsiye ediyorum ve bu temel yiyeceklerle günlük diyet programınızı keyfi hale getirmenizi istiyorum.

13. Yeşilliklerle Tahılların Yerlerini Değiştirin
Dünyanın dört bir yerinde yaşayan insanların çoğu için tatılların en sağlıklı yiyecek olmadığı ile ilgili bir çok nedneleri var. Dr. Joseph Mercola’ya göre tahıllar çok az C vitamini içerir, A vitamini içermez ve B vitaminin eksiklik yüzünden oluşan hastalıklarının ikisi, hemen hemen aşırı tahıl tüketmekle doğru orantılıdır. Birkaç istisnayla fiber (mısır gevreği ve ekmek gibi işlenmiş tahıl ürünlerininde kısmen var olmaktadır, her hangi bir durumda, sebze ve diğer soslardan elde edilebilinir. Fakat tahılları yemeyi sorun etmeyen bazı insanlar vardır, kilo probleminiz varsa, muhtemelen siz, bu insanlardan biri olamazsınız. En azından çoğu zaman sebzelerden karbonhidrat alırlar. Ph.D, diyabet yazarı C. Leigh Broadhurst: Önlem ve Tedavi, kilolu olup olmadığını ve diyabetik kliniklerin tek bir değişimi olduğunu bana söyleseydi en önemli şeyin buğdaydan uzak kalması gerektiğinin vurgulardım. Bunu tekrar düşünün.

14. Yeşil İçecekleri Kullanın
Yeşil İçecekler, tahıl, magma veya yeşil yiyeceklerin bileşenlerinden yapılan genel bir kategori adıdır. Bağışıklık sitemine simultene eder. Yeşil içeceklerin, inanılmaz bir besin gücü vardır; genellikle şaşırtıcı fito besinleri ve vitamin profillerine sahiptir. Alkalikleştirirler ( böylelikle et oranı yüksek olan diyet programlarından olağan üstü dengelilerdir.) daima organik kaynaklardan üretilirler, düşük kalori içerirler, 4 gramdan fazla karbonhidrat ( az-glisemik) içermezler diyet programınızda bu içecekler yer almıyorsa diyet programınızda eksiklik var demektir. En sağlıklı yiyecekleri bütün süper marketlerde bulabilirsiniz ve kesinlikle diyetinizin bir bölüünde onlara yer vermeyi düşünmelisiniz.

15. Miktarına Dikkat Ederek Badem Yiyin
Kuru yemişler, az karbonhidratla bağlantılılardır ama kilo vermeyi yavaşlatırlar çünkü kuru yemişler çok tüketilir ve onlar biraz fazla kalori içerirler. Diyet programınızın kilo verme aşamsında kuru yemişleri yerseniz lütfen miktarına çok dikkat edin. 15 adet badem bir porsiyondur. Çok miktarda satın almayın ve “ atıştırma” için çok miktarda kuru yemişleri yanınıza almayın—fazla alıyorsanız küçük bir çantaya az miktarını alarak yanınızda taşıyabilirsiniz.

16. Tatlıya İhtiyaç Duyarsanız Peynir, Çilek veya Çilekli Krema İsteyin
Dr. Jack Goldberg, istediğiniz şeker ve kalori içermeyen bir tatlıyı yemenizi öneriyor. Karbonhidrat almanıza izin veriliyorsa evinizde çilek ve krema yapabilir ve de laksatif içeren bir tatlı deneyebilirsiniz.

17. Protein Kısıtlamasına Dikkat Edin
Bunlara çok dikkat etemliisniz. Yeni bir diyet programı uyguladığınızda ilk iki hafta boyunca kesinlikle protein almanızı önermiyoruz. Bu yeni çeşit şekerleri marketlerde satışa sunulur. Tahmin edildiği gibi, aburcuburların bazıları çok daha kötü değildir. En iyi olan PaleoBar, Sağlığımız için uygun olabilir; Sears Labs' Omega–3 Zone ( her yerde satılan Zone yasakları ile karıştırmayın) ve Atkins yasakları her yerde mevcuttur.

Bütün proteinler eşit değildir ve enerji yasağı, tamamlayıcı pazarlama dümenidir. Enerji”, beslenme seyişiyle, “ kalori” anlamına gelir ama üreticiler, sizin bir maraton koşucu gibi hisetmenizi sağlamak için onları yemeyi düşünmenizi isterler. Bu, böyle değildir. Aslında, çoğu “enerji” çubukları karbonhidratlarla doludur. Bunların hemen hemen çoğu hidrojelenmiş yağlardır ( yağa geçiş yaparlar). Protein çubukları özellikle daha fazla protein ve daha az karbonhidrat alırlar ama sizin de her zaman etiketleri okumanız gerekir. Bazıları, 330 kalori kadar yüksetir ve tamamen atıştırma yiyecekleri değildir. Ek olarak, karbonhidrat sayılarına dikkat ediyorsanız, sayılması gereken şekerli alkol olan sorbitol veya monitol gibi tatlandırıcal içermektedir. Manitol, özellikle gaza neden olur. Dr. Atkins, iki veya üç gram etkili karbonhidrat aldığınızda gliserineyi ( gliserol olarak bilinir ) saymaz.

Bu çelişkilidir: Gliserol-kokusuz, renksiz, sıvı tadı olan tatlı-bir tatlı olarak kullanılır ve bir karbonhidrat olarak sınıflandırılır ama Atkins, bunları iddia ediyor çünkü şekerin yaptığı aynı yöntemle kan şekerini etkilemiyor ve net karbonhidratın bir parçası olarak sayılamamalı. Belki; olası olamaya bilir. Çoğu düşük karbonhidratlar, kilo vermeyi yavaşlatıyor; diğerleri ise yavaşlatmıyor. Bu durumda, doğru yiyeceklere bağlı kalınmalı ve yeni bir yeme yönetemini öğrenene kadar birkaç hafta bu yiyecek türlerinden kaçınılmalıdır.
18. Dışarıda Yemek Yediğinizde Ekmek Almayın
Garsonun ekmeği masanıza koymasına izin vermeyin. Ekmek masanızda olursa, -iki ihtimal olur- ya ekmeği yersiniz ya da yemezsiniz. Ekmeği geri gönderirseniz büyük olasılıkla ilk ihtimal ortadan kalkmış olur.
19. Meyve Suyu Yok ve Asla Olmadı
Şekerle dolu içecek meyve sularının gururla reklamı yapılmıştır. Bu meyve içeceklerin % 10 gerçektir. Meyve içecekleri meyvelerden üretilmemektedir ( karbonhidrat içeren yapay maddeler kullanılmaktadır). Meyve suları basit aburcuburlarla üretilmektedir. İçeriğinde şeker vardır, gerçek meyve lifleri yoktur. Yüksek oranda glisemik yüklüdür ve her şeyden kolayca alabildiğiniz birkaç değersiz vitaminlerinin dışında kesinlikle beslenmenize katkısı yoktur.

20. Bu “Yasal” Tatlılara Dikkat Edin
Düşük karbonhidratlar, düşük kalori içerdiği anlamına gelmemektedir ve kesinlikle bu tatlıları sınırsız bir şekilde yememelisiniz. Aburcubur yiyeceklerin büyük miktarını tükettiğinizde diyet ugulayanların yaptığı aynı hatayı yapmayın bunun doğru olduğunu sanılıyordu çünkü düşük yağ oranı vardı. Lezzetli düşük kalorili tatlılar pek çok var ve kısa bir süreliğine onların tadına bakmak hoş olur ama bu tatlıları da çok fazla tüketmemekte yarar vardır! Ayrıca, gerçek yiyeceklerle yerlerini değiştirmek istenilirse bu gerçekten iyi bir fikir olmayacaktır ( düşük karbonhidrat içeren bars gibi aynı sorundur).

21. Zengin Proteinli Atıştırma Yiyeceklerini Yanınızda Taşıyın
Hava alanındaki küçük satış mağaza ve 7-Eleven gibi otamatları unutun. Gerçek yiyeceklerde yer alan atıştırma yiyecekleri düşünmeye başlayın ve protein ( ve yağ ) içeren gerçek yiyecekleride düşünün (bahaneleri bir kenara bırakarak çoğu çiğnenebilinenleri yiyin. Plastik bir çatanıza kuru yemiş, peynir ( dil peyniri harika bir seçimdir ), haşlanmış yumurta, kurutulmuş et veya tavuk yanınıza alabilirsiniz. Eğer diyet programınızda varsa meyvelere de yer verebilirsiniz ama meyveleri yeme izniniz varsa? Cips, çubuk kreker veya çikolatalı kurabiyeler olabilir) tabi eğer zayıf kalmak istemiyorsanız!

22. Şekerli bir şeyler yeme isteği?
Sotelenmiş bademleri deneyin.

23. Bu Süper Tutkuyu Deneyin
1 çay kaşığı tahin ile düşük karbonhidratlı krakerleri, kerevizi veya marulu karıştırın. Tatlı yeme isteğinizi bastırır ve mineral eksikliğinizi azaltmaya yardımcı olur.

24. Amino Asid ile Tatlı Yeme İsteğinizi Tatmin Edin
1 çay kaşığı laksatif ( yapay tatlandırıcı) ile tatlandırılmış glutamin ( amino asid )ve 1 ya da 2 çay kaşığı çözülmüş krema, tatlı yeme isteğinizi bastırır.
25. Sebze Yemeye Düşkün Olmanın Bir Yöntemi
Sebze yemeyi hiç sevmeyen biri bile, göze güzel görünen közlenmiş sebze tabağını yemek isteyecektir. Biraz sebze alın (havuç, yaban havucu, pancar, soğan gibi biber ve kök sebzelerinin hepsi) hepsini doğrayın ve yanmaz tavada kızartın. Biraz yağla 30 veya 40 dakika pişirin. Bu kızarmış sebzelerin tadı, daha önceden tatmadığınız bir damak tadı verecektir.
26. Makarnayı Kontrollü Yiyin
Özellikle ideal kiloya ulaştığınızda makarnadan sonsuza dek vazgeçmek zorunda kalmayacaksınız. Ama makarnayı pişirirken glisemik miktraınıda düşürün. Ne kadar az kaynatırsanız o kadar çok makarnada nişasta molakülleri olur. Makarnanın vücutta parçalanaması enzimleri için zor olur ve böylece kan şekeri üzerinde makarnanın etkisi azalır. Yeni düşük karbonhidratlı, yüksek fiber içeren makarnalar tüketmeyi tercihedin.

27. Renk için Alışveriş Yapın
Rengi araştırmak. Antioksidanlar, proantosyianidinler, fito kimyasalları ezberlemek istemiyorsanız paranız için en iyi beslenmeyi araştıracaksınız. Yeşil, kırmızı, turuncu ve mavi renklerinde olmalı. Meyve ve sebzelerde bulunan tüm bu renkler burada mevcut çünkü onlar doğal antioksidanlardır ve vücudunuzda bulunan bir amaca hizmet ederler. Satın aldığınız her şey karton renginde olursa bir şeyleri yanlış yapmışsınızdır.

28. Dışarıdaki Geçitlerde Alışveriş
Yediğiniz şekerden, yapay yiyeceklerden ve aburcubur yiyeceklerde bulunan karbonhidratlardan aldığınız kalori sayısını büyülü olarak azaltmak mı istiyorsunuz? İşet basit bir hile: Süper marketlerin içersinde gezinmekten kaçının. Bütün ihtiyaçlarınız dışarıda. Süper mareketin dış kısmında zaman harcayın.

29. Birkaç Tane Yemek Kitabı Satın Alın
Aynı eski seçeneklerden sıkılıp şikayette bulunan veya “ Ne yiyebilirim” gibi bir soru soran her müşterilerim için sadece bir nikele sahip olsam zengin bir beslenme uzmanı olurdum! Bu sorunun cevabı, bu kitabı araştırırken kesinlikle çok açık olurdu. Yemek pişirme kitaplarında şaşırtıcı olarak yemek tarifleri var -acemi olandan obur aşçıya kadar- Tavuk ve sebzelerdense daha az karbonhidrat içeren yiyecekler var.
30. “ Doğal” Herşeyin İyi Olduğu Anlamına Gelmez
Marketlerin diğer başarıları, yiyeceklerin üzerinde “doğal” yazıp bizi aldırmaya ikna etmeleridir. Bütün doğal yiyecekler, tamamen düzensiz, tamamen anlamsız olmasıdır. Herkes her şeyde onu kullanabilir. Dondurulmuş yiyeceklerde, “ enerji” çubuklarında süper marketlerin et satan bölümlerindeki kesilmiş tavuklarda? Onların “normal olarak” bir diteyi yemediğini “doğal” antibiyotiklerle beslendiğini ve daha sonra “doğal olarak” şeklini değiştirdiğini anlıyorsunuz. Bu doğal terimini unutun. Zehirli mantarlar tamamen doğaldır ve böylece ham yağdır ama biz onları yiyemeyiz. Üzerinde “ doğal olarak” yazan ve “ doğal” olan antibiyotikleri besleyen yazılara pek güvenmeyiniz. Bu doğal terimi unutun. Zehirli mantarlar tamamen doğaldır ama ham yağdırlar. Fakat biz bu mantarları yiyemeyiz. Gerçek olan yiyecekleri araştırın. Gerçek olan yiyecekler, eskilerde yaşayan insanların avladığı, balık tuttuğu, ürün yetiştirdiği yiyeceklerdir. İşte bunlar doğal olan yiyeceklerdir ve bu yiyecekler yenilmedir.

Saç şekillendirmek için 4 öneri

Aceleniz var ve saçlarınıza fön çektirecek zamanınız yok. Bu durumda ihtiyacınız olan tek şey bir saç lastiği. İşte, 30 saniye içinde yaratabileceğiz 4 farklı mucize saç modeli...

1- Atkuyruğu şeklinde arkada sıkıca toplanan saçlar şık bir görünümü de garanti ediyor. Peki nasıl yapacaksınız? Saçlarınızı geriye doğru tarayın ve başınızın arkasındaki en üst noktada toplayın. Kalan kısa tellerinizi ise ıslak parmaklarınızla saçlarınıza yapıştırın.

2- Örgü saçlar yazın en hit modelleri arasında şu sıralar. Özellikle de dağınık görüntüsüyle... Saçlarınıza parmaklarınızla hafifçe krepe yapın. Daha sonra tümüyle geriye doğru alıp düzensiz bir saç örgüsü uygulayın.

3- "Yataktan kalkmış" görüntüsünü yakalamak için tek yapmanız gereken saçlarınızı hafif yana doğru gevşek ve dağınık bir biçimde toplamak. Parmaklarınızla başınızın arka tarafında saçlarınızın diplerini krepe yapın. Ardından saçlarınızı yana doğru toplayarak lastikle sabitleyin. Saçlarınızın uçlarını da biraz dağıtabilirsiniz. Birkaç tutam saçınızı yüzünüze düşürebilirsiniz.

4- Basit topuz modeli aynı zamanda tam bir yaz saçı olarak öne çıkıyor. Saçlarınızı başınızın üzerinde avucunuzun içinde dağınık bir şekilde toplayın ve çevresini saç lastiğiyle tutturun. İşlem sonunda parmaklarınızla birkaç tutamı topuzdan ayırabilir ve gevşek krepelerle hareketlendirebilirsiniz.

cinsel yaşamı canlandırmak için

Sevdiğiniz erkeğin 'mükemmel' olduğunu düşünüyordunuz. Ta ki yatak odasında hayal kırıklığı yaşayana kadar... Böyle bir durumla karşılaşanlar için çözüm yolları...

Matrak, akıllı, yakışıklı... Dış görünüşü ve esprileriyle etrafındaki kızların dikkatini çekecek ve hatta sizi kıskandıracak kadar 'mükemmel' bir erkek. Onunla vakit geçirmek size keyif veriyor. Peki kağıt üzerinde 'mükemmel' gibi görünen erkeğin kız arkadaşı olduğunuz için dünyanın en şanslı insanı sayılır mısınız? Pek de öyle sayılmaz. Çünkü “Bay Mükemmel’in” büyük bir sorunu var: Yatakta hayal ettiğiniz mükemmellikten uzak.

Çoğumuz hayatımızın bir bölümünde böyle bir ilişki yaşarız. Hep aşk varsa gerisi kendiliğinden gelir diye düşünürüz. Fakat “Bay Mükemmel’in” yatak odasında “Bay Ortalama’ya” dönüştüğünü düşünün. O zaman aşk ile seks arasında bir seçim yapmak durumunda kalabilirsiniz. 30 yaşındaki Banu üç yıldır kendisine şu soruyu soruyor: “Okan yatakta o kadar kötü değil ama yine de vasat sayılır. Gözüme batan başka huyları olsa veya gözle görülür fiziki eksiklikleri olsa zaten ilişkiyi hemen bitirirdim.” O zaman Banu neden bu ilişkiyi sürdürmekte ısrar ediyor? Çok basit. Okan’ı deli gibi seviyor. Okan onun en iyi arkadaşı, can dostu, ailesiyle ilişkileri mükemmel ve hırçın kedisini tamamen benimsemiş durumda. Bütün bunlar, Banu için mükemmel erkek arkadaşının kendisini cinsel olarak tam anlamıyla uyarmadığı itirafını yapmamaya zorluyor. Sanki bu itirafta bulunursa, hayran kaldığı bu insana sadakatsizlik yapacakmış duygusuna kapılıyor. “Yatak odası dışında harika bir ilişkimiz var ama bu cinsel ilişkimize maalesef yansıyamıyor” diyor Banu.

Banu’nun durumundaki kadınlar için kabul edilmesi gereken ilk gerçek şu: Bir yere kadar, bu şeye ya sahipsinizdir ya değil. İlişki danışmanları “Erkek arkadaşınıza karşı bu sihirli cazibeyi hiç hissetmediyseniz, muhtemelen bundan sonra da hissetmeyeceksiniz. Bu zamanla oluşturulabilecek bir şey değildir. İlk öpüşmenizde kıvılcımlar uçuşmadıysa, ilişkinizde bir cinsel kimya oluşumu büyük ihtimalle hiç gerçekleşmeyecektir. Ama iyi bir haber şu ki, seks hayatınız tamamen kıvılcımsız ise de sizi daha da yakınlaştıracak ve sevgiyi yüreklendirecek teknikleri her zaman deneyebilirsiniz” diyorlar. Ortada bir sorun olduğunu kabul ederek ona göre hareket etmelisiniz. Burada anahtar sizin elinizdedir. Sorumluluğu üstlenerek durumu tersine çevirebilirsiniz.

Sekse renk katın
Sorun belki de rutine giren cinsellik yaşamınızdır. Bay Vasat’ınızın, yatakta da Bay Mükemmel olması için onu yüreklendirin. Her zaman yatakta ya da kanepede sevişiyorsanız, mutfak masasını seçin. Eşarp, tüy, bal, dondurma ve çikolata sosu gibi ek malzemelerden yararlanın. Onları nasıl kullanacağınız tamamen yaratıcılığınıza kalmış.

Yeni bir dönem başlatın
İlişkinize yeni bir boyut kazandırmak için en ideal cinsel deneyiminizin nasıl olmasını istediğinizi düşünün. Kendinize dürüst olun. Ne tip aşık olduğunuzu iyi bilin. Yatakta ne istediğimizi bilmezsek partnerimizin bize veremediklerinden şikayet etmeye de hakkımız olmaz. İkinci adım teoriyi pratiğe dönüştürmektir. Eğer Banu gibi uzun süreli bir ilişki içinde bulunuyorsanız yatakta yeni şeyler yapmanızı önermek zor olabilir. “Kulağına açık-saçık sözler fısıldamaktan çekiniyorum. Yeni bir şeyler icat edersem Okan bunları eleştiri olarak yorumlayabilir” diyor Banu.
Mutluluğa giden yol
Uzmanlara göre bu sorunun üstesinden gelmek üzere harekete geçmek için hiç bir zaman geç değil. Erkek arkadaşlarınızı ürkütmemek için uygulamaya koymak istediğiniz fikirlerin sizden değil de dışardan kaynaklandığı görünümünü yaratabilirsiniz. Misal dergide rastladığınız ilginç bir seks yazısından bahsederken aslında ona “Sen benim için yeterince iyi değilsin” demek yerine, “Başka bir şey denesek mi? demiş olursunuz? Sabırlı olun ve hedefinize doğru yavaşça ilerleyin. Unutmayın ki erkek arkadaşınızla cinsel ilişkinizde bir yetersizlik hissediyorsanız muhtemelen o da sizinle olan ilişkisinde benzer duygulara sahiptir.

Erkek arkadaşınızın kendisine olan güvenini sarsmayıp tam tersine atacağınız her adımda daha da arttırdığınızda, ona yapacağınız her öneriyi dikkate alacaktır. Öncelikle iyi yaptığı şeylere yoğunlaşabilirsiniz. Mesela “Şu hareketin beni müthiş uyarıyor, demeniz, bir başka eksiğini eleştirmenizden çok daha yararlı olur. Erkekler genellikle kadınların ne hissettiklerini ve özellikle mutlu olup olmadıklarını bilmek isterler. Bu sebeple ilişkinizde öncülüğü erkek arkadaşınızın üstlenmesini isteseniz dahi kendi mutluluğunuzdan yola çıkarak onu yönlendirin. Çok hızlı giderek onu korkutmayın. Gözü korkmuş bir erkeğin hiç bir zaman iyi bir aşık olamayacağını hatırlayın.

"Problem sende değil, bende."

Erkek arkadaşınızı suçlamak çok kolay. Ama unutmayın ki cinsel yaşam iki kişiden oluşuyor. Onun için partnerinize kızmak yerine neden siz kendiniz seks hayatınıza renk katmaya çalışmıyorsunuz? Arzularınızı ve fantezilerinizi ona açıklamaktan çekinmeyin. Uzun süreli bir ilişkide eğer seks hayatınızın hayalinizdeki gibi gelişmiyorsa eşinize veya erkek arkadaşınıza hiç çekinmeden nelerden hoşlandığınızı açıklayabilirsiniz. Unutmayın, sağlıklı bir seks ancak ruh ve bedenin birleşmesiyle gerçekleşir. Önemli olan ne istediğinizi iyi bilmeniz. Hepinize dengeli ve sağlıklı bir seks yaşamı diliyoruz..

Aşkı başlatan kim?

Kadın, koku yoluyla erkeğin bağışıklık sistemi hakkında bilgi sahibi oluyor ve ona ilk aşk sinyallerini göndererek, aşkı başlatıyor! Kokuyla başlayan sinyaller, daha sonra gözlerle kurulan iletişim, ses ve dokunma ile aşkı ortaya çıkarıyor.

Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tuncay Özgünen, aşk kavramının kadın ve erkekte ergenlik çağlarında başladığını, sevginin ise kişinin kendisini “Ben kimim?, Neyim?, Neden dünyaya geldim?” gibi sorularla tanımaya başladığı süreçte ortaya çıktığını belirtti. Özgünen, aşkın kendi biyolojik karşılıkları olan kurallarının bulunduğunu, sevginin ise bundan farklı olarak, daha değişik gereksinimlere yönelik ve üreme işlemiyle ilgisi olmayan bir organizasyon olduğunu söyledi.

Aşk dürtüsünün 4 duyunun harekete geçmesiyle başladığını ifade eden Özgünen, aşkın başlaması için ilk olarak karşıdaki kişinin kokusunun beynindeki aşk dürtülerinin uyarılması gerektiğini vurguladı. Özgünen, kokuyla başlayan paylaşımların daha sonra sesi ve görüntüsü beğenilen kişiye dokunmakla devam ettiğini kaydetti. Kadının koku yolu ile karşısındaki erkeğin bağışıklık sistemi hakkında bilgi sahibi olduğunu ifade eden Özgünen, şunları söyledi:

“Eşler seçim yaparken kendi bağışıklık sisteminden çok daha farklı sisteme sahip olan kişilere yönelir. Bunun nedeni ise kadının doğacak çocuğunu daha gelişmiş bir bağışıklık sistemiyle dünyaya getirmek isteğidir. İlk olarak kokuyla başlayan sinyaller, daha sonra gözlerle kurulan iletişim, ses ve dokunma ile aşkı ortaya çıkarır. Bu nedenle aşk, hiçbir zaman erkek tarafından başlatılmaz, seçimi kadınlar yapar.”

Özgünen, ilk sinyalleri kadınların gönderdiğini ve daha sonraki sürecin erkek-kadın ilişkisi içinde geliştiğini kaydetti.

Prof. Dr. Tuncay Özgünen: "Aşk, hiçbir zaman erkek tarafından başlatılmaz, seçimi kadınlar yapar"
Eş seçiminde erkeğin kendisine özgü kriterleri olmadığını belirten Özgünen, erkeğin biyolojik olarak güzel olana yöneleceğini, çocuğunu en sağlıklı şekilde taşıyacak, besleyecek, doğuracak ve bakacak kadını aradığını ifade etti. Özgünen, kadının ise özgül olduğunu ve belirli sisteme göre ölçüp tartarak en iyi partneri seçmeye özen gösterdiğini belirterek, “İlk olarak erkeğin kokusunun kendisine uygun olup olmadığına karar verir daha sonra görüntüsüne dikkat eder. Zeka, güvenilirlik, iletişim, erkeğin kendinden mutlu olması kadınların aradığı özelliklerdir. Kadın için cinsellik son sıralardadır” diye konuştu.

Aşkla başlayan evlilik çabuk bitiyor
Özgünen, üreme çağının çok yoğun baskısı altındaki kişilerin, aşkı ve sevgiyi birbirine karıştırdığını, bunun boşanmalar, yanlış anlaşımlar ve yorumlara neden olduğunu vurguladı. Evliliğin sevgi temeli üzerinde yürüyen ve kurallara dayanan bir kurum olduğunu belirten Özgünen, aşkla başlayan evliliklerin ise çoğunlukla hüsranla sonuçlandığını kaydetti.

Özgünen, aşkın erkek için günlük olduğunu, kadında da değişikler olsa bile en fazla 4 yıl sürdüğünü, bu sürecinde doğacak bebekten kaynaklandığını belirtti.

Özgünen, sevginin genellikle dünya görüşleri birbirleriyle örtüşen partnerler arasında gerçekleştiğini, aşkın ise birbirinden en uzak kitleler arasında meydana geldiğini söyledi. Bu nedenle aşkın batmaya mahkum olduğunu ifade eden Özgünen, “Farklı yapılara sahip kişiler arasındaki ilişki fazla uzun sürmez. Balayı dönemi bittiği zaman evlilik de bitiyor. Aşkta cinsiyet ve cinsellik ön planda, sevginin ise cinsiyetle ilgisi yok” diye konuştu.

iştah kesmek için öneriler

- Karnabaharı ve brokoliyi hafifçe haşlayıp yoğurtla tatlandırın. Bu karışım lif açısından zengin olduğundan, sizi uzun süre tok tutar.

- Salatalığı iyice yıkayın ve kabuklarıyla birlikte ince dilimler halinde kesip üzerine bol bol dereotu serpin. Kalorisi yok denilecek kadar az olan bu sebze oldukça tok tutucudur.

- 250 gr mor eriği biraz tarçınla haşlayın. Bu meyve fruktoz açısından oldukça zengin olmakla birlikte tatlı ihtiyacınızı da karşılayacaktır.
200 gr ananası incecik doğrayın ve süzgeçten geçirin. İçine 100 gr kefir ve taze nane ekleyin. Ananasın içindeki enzimler, protein sindirimini hızlandırdığından oldukça doyurucudur.

- Öğünler arasında acıktığınızda kuru erik yiyin. Kuru erik kan şekerinin düşmesini engeller. Ancak fazla abartmayın. Bir kuru erikte 8 kalori var.

- Bir demet maydanozu blendırdan geçirip sebze suyuyla karıştırın. Bir iki damla acı biber sosu ekleyin ve için. Bu içecek yağ yakımını kolaylaştırır.

- Kırmızı elmayı ince dilimler halinde kesip 1 çay kaşığı kıyılmış ceviz ve yarım çay kaşığı yonca balıyla karıştırın. Bu karışım hem doyurucudur hem de bağırsakları çalıştırır.

- Kahvaltıda armudu rendeleyin ve yulafa katın. Bu karışıma biraz da yoğurt ekleyin. Armudun içeriğindeki fruktoz uzun süre açlık hissetmemenizi sağlar.

- Günü canlı geçirmek için kendinize yulaf ezmesi hazırlayıp içine kuru meyveler katın. Bu, karbonhidrat ihtiyacınızı karşılayacaktır.

-Portakal ve 50 gr ıspanak yaprağından oluşan bir salata hazırlayın. Salatayı 50 gr yağsız yoğurt, bir tutam tuz ve karabiberden oluşan bir sosla tatlandırın.

Ramazanda kilo almamak için

Ramazan ayı yaklaştı, dolayısıyla kadınlar için kilo alma korkusu da başladı.

Ramazan ayında yaptığımız en büyük yanlış, bütün gün aç kaldığımız için iftar saatinde tıka basa yemek oluyor. Tabi bu durumda hem mide problemleri yaşıyoruz hem de kilo alıyoruz. Bunun engellemek için yapmamız gereken şey, iftarda yemeği yavaş yavaş yemek ve hafif yemekler yemek. Mesela balık yemeklerini tercih edebilirsiniz. İşte size hafif ve lezzetli iftar yemekleri:

Balık çorbası

Malzemeler (4 kişilik): 400 gr balık filetosu, 20 gr tereyağı, 1 adet arpacık soğan, 2 diş sarımsak, 1 çorba kaşığı kırmızıbiber, 500 ml sıcak su, 1 adet kabak, 1 adet havuç, 100 ml çiğ krema, 50 gr ançuez krem, tuz, karabiber, limon suyu.

Hazırlanışı: Arpacık soğanını küp şeklinde doğrayın. Sarımsakları temizleyip, kıyın. Havuç ve kabağı ince ince dilimleyin. Balık filetolarını küçük parçalar halinde kesin. Tereyağını tencerede eritip, arpacık soğanını, zar şeklinde doğranmış biberi ve ince kıyılmış sarımsakları kavurun. Sıcak suyu tencereye dökün, bir taşım kaynatıp, sebzelere (kabak, havuç) ekleyin. 4–5 dakika pişirdikten sonra sebzeleri kepçeyle tencereden alın. Çiğ krema ve ançuez kremini balık suyuna ilave ettikten sonra mikser yardımıyla köpürtün. Balık parçalarını çorbaya ilave edin ve hafif ateşte yaklaşık 10 dakika pişirin. Sebzeleri tekrar çorbaya kattıktan sonra tüm malzemeyi tuz, karabiber ve limon suyu ile tatlandırın. 10 dakika daha pişirip, sıcak servise sunun.

1 Porsiyon: 515 kalori, 40 gr yağ
Hazırlama süresi: 25 dakika

Deniz ürünleri spagettisi

Malzemeler (4 kişilik) : 200 gr yassı spagetti, 200 gr dilimlenmiş ahtapot, 200 gr temizlenmiş karides, 2 yemek kaşığı zeytinyağı, 1 küçük zencefil, 1 tatlı kaşığı dijon hardalı, 1 yemek kaşığı yeşil limon suyu, yarım tatlı kaşığı şeker, 1 adet domates, 1 diş sarımsak, dörtte bir demet roka, 2 yemek kaşığı siyah zeytin (dilimlenmiş), tuz, karabiber, 1 adet kırmızıbiber, 1 tatlı kaşığı balsamik sirkesi ve servis için frenk soğanı.

Hazırlanışı: Deniz ürünlerini soğuk suyla yıkadıktan sonra kevgirde bekletin. Spagettiyi tuzlu kaynar suyun içinde haşlayıp, süzgeçten geçirin. 1 yemek kaşığı zeytinyağını spagettinin üzerine döküp, harmanlayın. Çekirdeklerini çıkarıp, zar şeklinde doğradığınız domates, kırmızıbiber ve kabuğunu soyduğunuz sarımsağı ince ince kıyın. Rokayı sudan geçirdikten sonra iri iri doğrayın. Deniz ürünlerini, kalan 1 yemek kaşığı zeytinyağı ile geniş bir tavada 4-6 dakika çevirin. Domates ve siyah zeytinleri ilave edip, deniz ürünleri pişinceye dek kavurun. Ardından ocaktan alın ve tüm malzemeyi tuz ile karabiberle baharatlandırdıktan sonra soğumaya bırakın. Spagetti ile rokayı harmanlayın, balsamik sirkesiyle tatlandırıp, derin bir tabağa alın. Deniz ürünleri ve kokteyl sosunu karıştırın. İsterseniz frenk soğanı ile servis edebilirsiniz.

Kokteyl sosu için: Kabuklarını soyduğunuz zencefili kıyın. Hardal, limon suyu ve şekeri derin bir kapta karıştırdıktan sonra, üzerine tuz serpiştirin.

1 porsiyon: 390 kalori, 14 gr yağ
Hazırlama süresi: 25 dakika

zayıflamak için 6 adım

Her yolu deneyip bir türlü istediğiniz kiloya ulaşamadıysanız, yazımızdaki altın kurallar çok işinize yarayacak…

1. Arkadaş desteği alın

Bazı insanlar hedeflerine, başarılarını konuşacak veya fikir edinebilecek arkadaş, terapist, es, sevgililer sayesinde ulaşır. Eğer böyle biriyseniz zayıflama problemlerinizi aşarken, yargılamayan, koşulsuz destek veren birileriyle olun. Arkadaşlarınızın desteğiyle iyiye gittiğinizi düşünüyorsanız onlara danışmaya devam edin.

2. Yavaş yiyin

Yemeğin tadını alın. Yumuşaklığının veya sertliğinin tadını çıkarın… Her iki çiğneme arasında çatal ve bıçağınızı kenara koyun, yemeğin tadını çıkarın ve yemek boyunca su yudumlayın.

3. Yanınızda her zaman şekersiz sakız bulundurun

Sekersiz sakız, canınız tatlı istediğinde ağzınızı meşgul etmenizi sağlar. Bu nedenle daha az atıştırma ihtiyacı hissedersiniz. Dişlerinizi fırçalamadığınız zaman dişlerinizin temiz kalmasını sağlar.

4. Dilinizi şok edin

Yemek yerken özgür olun. Acı, acılı ve baharatlı yemeklerden tadın. Acı ve düşük kalorili içecekler doymuş hissetmenizi ve yeterince su almanızı sağlar. Acı sonra yanma hissi olduğunda, yeşil çay veya bitkisel çay için. Sıcak diyet kakao atıştırmadan daha uzun süre sizi tok tutar.

5. İyi uyuyun

Uyku sırasında vücudunuz dinlenir ve enerji depolar. Eğer besleyici ve hafif yemekler yerseniz gün boyu daha zinde düşünür ve güçlü oluruz. Ayrıca uyku, kilo almanıza neden olan hormonal dengesizlikleri, iştah artıran leptini düzenler. Yeterince uyumazsanız, kilo almaya neden olan veya açlık hissi veren hormonlar düzensiz çalışır. Bu nedenle kilo alır veya çok acıkırsızınız. Bunun nadir olduğunu düşünmeyin ve beslenme planı yapın.

6. Büyük beden kıyafetlerinizi bağışlayın

Başarıyla kilo verdiyseniz, ilk iş eski kıyafetlerinizi birilerine verin. Eğer dolapta saklamaya devam ederseniz, bilinçaltınıza onları yeniden giyebileceğiniz yerleşir ve kilo alırsınız.

Mükemmel bir vücut için

Heidi Klum ya da Gisele Bundchen, defilelerde dişiliğin örneklerini sunuyorlar. Sütun gibi bacaklar, dümdüz bir karın ve sımsıkı bir popo. Peki ya bu vücutlar Tanrı vergisi mi?

Büyük bir moda gösterisinden iki hafta önce top modeller için yorucu bir maraton da başlıyor. Yapılan sporlar, protein karışımları, yeşillik, haşlanmış tavukla destekleniyor. Çünkü vücut, kusursuz görünmeli, gergin ama kaslı olmamalı... Üstelik çok kısa bir sürede...

Ve işte hepimizin yüreğine su serpen cümle; dünyaca ünlü mankenlerin sadece çok azı Allah vergisi bir vücuda sahip... İnanılmaz ama doğru... Evet, içlerinden bir çoğu çok zayıf ama vücutları yumuşak ve görüntüleri hiç de fit değil...

Tartı aletinizi atın
Çünkü zayıf olmakla fit olmak birbirinden çok farklı... Bu yüzden isterseniz hemen tartı aletinizi pencereden atabilirsiniz. Aktif olarak spor yapan mankenler bile büyük bir defile öncesinde sıkı bir çalışma içine giriyor. Bir çokları için bunun anlamı kahvaltı bile etmeden tam 45 dakika boyunca egzersiz yapmak (çünkü boş mideyle vücut çok daha fazla kalori harcıyor), diyet uygulamak ve akşamları sorunlu bölgelerini çalıştırıcı sporlar yapmak... Ama alkol ya da sigarayla vücuda verilen zararın sporla telafi edilmesi imkansızdır...

Onlar gibi olun
Bu rutin hareketleri her gün uyguladığınızda, iki hafta içinde arzuladığınız ölçülere kavuşmanız, dünyaca ünlü top modeller Heidi Klum ya da Gisele Bundchen gibi imrenilen bir vücedu sahip olabilmeniz mümkün...

- Sıkı kollara, düzenli dumble egersizleriyle sahip olabilirsiniz.
- Kollarınızı vücudunuzun iki yanına uzatın. Avuç içleriniz dışarıya baksın. Kollarınızı göğüs hizasına kaldırın. Günde 12- 15 hareket yeterli olacaktır.
- Vücudunuzun üst kısmını öne eğin. Kollarınızı dirsekten 90 derecelik açı oluşturarak geri bükün ve arkada gerin.
- Şekeri, alkolü ve ekmeği unutun.
- Doğru beslenmeden yapacağınız hiçbir egzersiz amacına ulaşmayacaktır. Eğer iki hafta içinde sonuçları görmek istiyorsanız beslenme düzeninizi de değiştirmek zorundasınız.
- Margarin, tereyağı ve ayçiçek yağı dışında ekmek, makarna ve beyaz pirinç gibi karbonhidratları öğünlerinizden çıkarın.
- Şeker kesinlikle yasak! Tatlılar, bisküviler, kekler, taze sıkılmış olmayan meyve suları gibi şekeri yüksek oranlı meyveler, muz, üzüm, ananası unutun.
- Öğününüzün yarısı sebzeden, üçte biri proteinlerden, kalanı da 'iyi' karbonhidratlardan (kahverengi pirinç) oluşmalıdır.
- Öğünleriniz 5 saatte bir olmalı. Örneğin, üç ana öğün iki ara öğün gibi.
- Alkolden uzak durmalısınız. Alkol yağa dönüşen gereksiz kalorilerden oluşmaktadır. Eğer içecekseniz o zaman tercihinizi şarap ya da light biradan yana kullanın.

Boyalı saçlar için öneriler

Hayatının bir döneminde saçını boyamayan hemen hemen yok gibi... Oysa iş sadece boya yapmakla kalmıyor, sonrasında boyalı saça gerekli özeni göstermek gerekiyor. İşte boyalı saçların bakımıyla ilgili başlıca soruların yanıtları...
1. Boyanırken saç temiz mi yoksa kirli mi olmalı?
Saçınızın temiz ya da kirli olması farketmez. Her iki durumda da iyi sonuç alabilirsiniz. Ancak boya yapmadan önce saçınızda jöle, biryantin, sprey, köpük gibi saç şekillendiricileri varsa fırça yardımıyla temizlemelisiniz. Çünkü şekillendiriciler saça yeterli miktarda boyanın nüfuz etmesini engeller. Boyanın kalıcılığı kısa süreli olur.
2. Saç boyası saçı döker mi?
Boya, saçı dökmez. Mevsim değişikliği, fizyolojik rahatsızlıklar, düzensiz beslenme gibi koşullar saçın dökülmesine neden olur.

3. Cilde bulaşan boyalar nasıl temizlenir?
Saç boyasını uygulamaya başlamadan önce saç diplerine nemlendirici krem uygulanabilir. Bekleme süresi sonunda saçlar yıkanmadan önce veya yıkandıktan sonra nemli bir pamukla boyanın ciltten temizlenmesi kolaylaşır. Nemlendirici krem uygulaması unutulursa, sabunlu bir bez ya da pamuklu yardımı ile boya temizlenebilir.
4. Kaş ve kirpik boyanabilir mi?
Kaş ve kirpikler hiçbir boya ile boyanmaz. Eğer kaşlarınızı boyamak istiyorsanız, özel olarak hazırlanmış kaş- kirpik boyalarını kullanın.
5. Boya ne kadar zamanda uygulanmalı?
Saç, ayda yaklaşık 1 cm uzar. 4 ila 5 hafta ara ile saç diplerini boyamak ve saç uçlarına rötuş yapmak gerekir.

6. Kına olanlar boya yapabilir mi?
Kına saçı kaplar ve saç üzerinde bir tabaka oluşturur. Kınayı saçtan çıkarmak ise mümkün değildir. Bu nedenle saçınızda kına varsa saç boyası kullanmayın.

7. Saç renginin daha belirgin olması için saç boyasından fazla oksidasyon kremi kullanılırsa ne olur?
Boya kutusunun içindeki reçetede yazılan miktar ve oranlar en sağlıklı sonucu almak için idealdir. Bu nedenle farklı bir karışım tavsiye edilmez.
8. Renk seçerken nelere dikkat etmeli?
Saçı renklendirmeden önce istenen sonuca ulaşmak için elde edilmek istenen rengin çok iyi saptanması gerekir. Renk saptaması yaparken daha önce boyanmamış saçlar için; saçlarda beyaz yoksa veya azsa, doğal renginden bir ton açık renk seçilmelidir. Daha önce boyanmış saçlar aynı renge veya koyu renge boyanabilir. Ancak boyalı saçları olduğundan daha açık renge boyamadan önce dekolore (saçın rengini açma) işleminin uygulanması gerekir. Bu şekilde arzulanan saç elde edilmiş olunur.

Çalışan kadınlar ve kilo problemi

Çalışan kadınlar kilo sorunuyla neden daha çok karşılaşıyor? Kilolarla barışık yaşamak için ne yapmalı?

İş hayatı çoğumuz için kabus gibidir. Bir düzen kurmakta zorlanırız. Hele kadınlarda dünya ikiye ayrılır. Bir yanda ev işleri, çocuklar ve eş, diğer yanda strese boğulduğunuz iş. Öğün saatleri ayarlanamaz ya da unutulur.

Kadınların iş hayatında kendilerini daha sık göstermeleriyle birlikte kilo problemi de daha sık görülüyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri, kişilerin vakitsizlik bahanesi ile çok az öğün yapıp yapılan öğünde yüksek kalori içeren besinler tüketmesidir.

Kilo alma nedenleri
Araştırmalar çalışan kadınların yüzde 23'ünün 50'li yaşlarına geldiklerinde obezite sorunuyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. Kilo alımı genler ve beslenme alışkanlığı kadar sosyal yaşamdan da kaynaklanıyor.

Hızlı yemek: Yoğun iş hayatı olan kadınların hızlı yemek yemeleri kilo problemlerinin oluşmasına neden olabilir. Fast food tarzı besinlerin yenilmesi veya enerjisi yüksek atıştırmaların yapılması vücutta yağ hücrelerinin büyümesine yol açabilir. Yemekler yavaş yenildiğinde tokluk hissi daha erken fark edilir ve daha az kalori alınmış olur.
Egzersiz yapmamak: Çalışan kadınların çoğu masa başı işleri yapıyor. Sürekli oturur halinde çalışmak bel ve basen bölgesinde yağ birikiminin artmasına neden olabilir.

Egzersiz yaparken vücutta mutluluk hormonu olan endorfin hormonu salgılanır. Bu hormonun, egzersiz tamamlandıktan sonra da devam eden sakinleştirici bir etkisi var. Bu da çalışan kadınları strese ve aşırı yemeye karşı koruyabilir.

Hormonal denge: Kadınlar daha çok armut tipi (basen bölgesinde yağ birikmesi) şişmanlığa yatkındır. Erkeklerde ise elma tipi şişmanlıkla karşılaşılır. Elma tipi şişmanlık diyabet, kalp krizi ve inme açısından yüksek risk taşıyor.

Kadınlarda armut tipi yağ dağılımının asıl nedeni östrojendir. Östrojen basen bölgesinde yağ birikimini artırsa da bu, hastalıklara karşı riski azaltabilir. Kadınlarda östrojenin fazla salgılanması armut tipi şişmanlığın gelişmesine, yağların kalçalarda birikmesine ve orantısız bir vücut tipine neden olabilir.

Nasıl mücadele etmeli?
•Sabah güne mutlaka kahvaltıyla başlayın.

•İş stresini azaltmak için işyerinde gün içinde 5 dakikalık yürüyüşler yapabilirsiniz.

•Sofranızda besin çeşitliliği ve renk çeşitliliği oluşturun.

•Üç ana ve üç ara öğünü mutlaka tüketmeye çalışın.

•Egzersiz yapmayı vakit kaybı olarak değil, sağlıklı yaşamanın yolu olarak görmeye çalışın.

•Diyetinizde bütün besin gruplarını bulundurun.

•Kilo vermek için kalorisi aşırı kısıtlı katı rejimler uygulamayın.

•Şeker, tuz ve unlu gıdalardan mümkün oldukça uzak durmaya çalışın.

•Tuz ve sodyum alımını düşürün.

•Az ve sık yiyin.

•Bol su için.

Pek çok yöntemle ciltteki yaşlanmayı durdurmak ve genç bir görünüme kavuşmak mümkün...

Ciltteki yaşlanmanın hangi yöntemlerle nasıl durdurulacağını Alman Hastanesi Dermatoloji uzmanlarından Dr. Belma Bayraktar anlattı:

"Derimizin dış dünya ile sınır olmaktan çok daha fazla işlevleri vardır. Derimiz, aynı zamanda vücudumuzun içinde olup bitenleri dışarıya yansıtan ve mesaj ileten bir organımızdır. Sürekli güneşe maruz kalma nedeniyle oluşan ve fotoyaşlanma adı verilen yıpranma orta deride birtakım yapısal değişiklikler meydana getirir.

Ciltte yıpranma meydana gelirken renginde sararma, lekeler, gevşek tonüslar, derin kırışıklıklar ve bağ dokusunda da dejenerasyonlar görülür.

Ayrıca prekanseröz ve kanseröz oluşumlar ise zamanla artar. Bu değişimler güneşten korunmanın ne kadar önemli olduğunu bizlere anlatmaktadır. Deri yaşlanması iki ayrı özellik taşımaktadır. İç etkenlerle geçen zamana bağlı olarak gelişen yaşlanma gerçek yaşlanmadır.

Dış ve çevresel etkenlere bağlı yaşlanma ise aktinik veya fotoyaşlanma denilen yaşlanmadır. Gerçek yaşlanma genler ile planlanan, doğal, fizyolojik bir durumdur. Fotoyaşlanmayı ise çevresel etkenler hızlandırır ve zamanından öne alır."

Yaşlanmaya etki eden faktörler:
Beslenme ve diyet: Su, lipit, selenyum, E vitamini, C vitamini, A vitamininin
rolleri tartışılmaz. Alkolün olumsuz etkileri var. Sigara kullanımında ise kan akımı engellenerek cilt yapısında bozulmalar oluyor böylece kırışıklıklar artıyor. Deride nem oranı azalıyor, dudak ve ağız kanserlerinde artış yaşanıyor. Yara iyileşmesi bozulup çeşitli cilt hastalıklarında artış da oluyor.
Genetik faktörler
Hormonlar: Menopoza giren kadınlarda östrojen eksikliği ile cilt yaşlanmasında artış olur. Benzer durum andropoza giren erkeklerde de gözlenir.

Yaşlanmayı engellemek elinizde
Cildimizdeki yaşlanmanın önüne geçebilmek için gönümüzde pek çok yöntem bulunuyor.

Güneş koruyucuları: Cilt yaşlanmasının önüne geçmek için öncelikle güneşin olumsuz etkilerinden korunmak gerekiyor. Bunun için de güneş koruyucuları öneriliyor. Doktor tavsiyesi ve kontrolüyle A, E vitamini ve östrojen ile kırışıklıklar azaltılabilir. Nemlendirici kullanımı ise deriye gergin ve pürüzsüz bir görünüm sağlar.

Günümüzde bu amaca yönelik olarak satılan çok sayıda kozmetik ürün mevcut. Çok iyi ve pahalı olsalar da her cilt tipinde olumlu sonuç vermeyebilir, hatta bazen istenmeyen reaksiyonlara yol açabilir. Bu yüzden öncelikle test edilmeli.
Makyaj sonrasına dikkat: Cilt yaşlanmasının önüne geçilmesinde makyaj sonrası bakımı da çok önemli. Cilt makyajdan sonra mutlaka çok iyi temizlenmeli, temizleme sütlerinden sonra bile artık kalmaması için su ile durulanmalı. Çünkü yağ salgısı fazla olan ciltlerde örtücü ürünler gözenekleri kapatarak, salgının birikimine neden olabilir. Zamanla bu salgıda mikroorganizmalar gelişmeye başlayabilir. Sivilceli ciltlerde bunları sıkmak ve oynamak, kistlere ve kalıcı izlere yol açabilir.

Nemlendiriciler: Kuru bir ciltte ise nemlendirici kullanmak zorunludur. Cildimiz için dermatoloji uzmanı tarafından yazılan reçetelerde önerilen ürünleri kullanmak da bir diğer önemli noktadır.
Peeling (cilt soyma): Cilt yaşlanmasının önüne geçen bir diğer uygulama ise halk arasında cilt soyma olarak bilinen peeling. Bu uygulamanın uzun vadede kollajen yapımını artırarak yaşlanma etkilerini giderdiği biliniyor. Bunun yanı sıra ciltteki lekelerin, sivilce ve izlerinin, siyah noktaların, çukur izlerin, ince kırışıklıkların ve kıl dönmelerinin tedavisinde de çok başarılı sonuçlar alınıyor.

Dolgu: Cilt ile uyumlu, test gerektirmeyen, güvenli birtakım dolgu maddeleri kullanarak mevcut kırışıklıklar yok edilebiliyor. Bu yöntemle kırışıklıklar giderilirken dolgun ve biçimli dudaklara da kavuşmak mümkün. Dolgu işlemi ayrıca alt-üst dudak arasında hacimsel dengesizliklerin giderilmesinde de kullanılıyor. Dolgu işlemi ile önceden mevcut çukur yaralanma veya sivilce izlerini de tedavi ediyor.

Botox: Özel bir bakteriden üretilmiş, doğal, saflaştırılmış protein esaslı bir ilaç olan Botox ile mevcut kırışıklıklardan kurtulmak mümkün. Özellikle kaş çatma, alın ve göz çevresi kırışıklıklarında bu uygulamadan mucizevi sonuçlar alınıyor. Bu yöntemle kişinin arzu ettiği oranda kaşlarını kaldırmak da
mümkün.

Botox'un etkisi 3-7 günde başlıyor, 10-15 günde yerleşiyor, ortalama 6 ay kadar da devam ediyor.
Mezoterapi: Cildi besleyici, onarıcı, hücre yapılanmasını sağlayıcı, birtakım ampullerle sağlıklı, gergin ve ışıltılı bir cilt elde edilebiliyor. İşlem ağrısız olup, seanslar hekim ve kişi tarafından belirleniyor.

Alnınıza C Vitamini

Gençleştirici DHEA hormonu eczanelerde neredeyse yok satıyor. DHEA hormonunun içerdiği etkili maddeleri, ayrıca avokadoda da bulabilirsiniz.

Alın bölgeniz için, 2 hafta boyunca her akşam limon suyu ile avokado tüketin. Çünkü limon suyunda bulunan C vitamini, avokadoda bulunan maddelerin etkisini artırır. 4 gün içerisinde etkisini göstermeye başlar.

Ağız Çevresine Soya

Yüzünüzde burun çevresinde başlayıp, ağız bölgesinde biten bir çizginin oluşmasını istemiyorsanız, doğal maddeler ve masajla kolayca önleminizi alabilirsiniz. Bunun için, bolca soya ürünü tüketin. Çünkü bu ürünler, flavonoit olarak adlandırılan hücre koruyucu maddeler bakımından zengindirler.

Bu maddeler aynı zamanda bazı bakım kremlerinde de mevcuttur. Flavonoit içerikli kremleri problemli bölgelerinize uygulayın, 5 dakika kadar parmak uçlarınızla dairesel hareketlerle masaj yapın. Her gün kullandığınız takdirde, 2 hafta içerisinde etkili bir sonuç almanız mümkün olacak.

Üst Dudağa Zeytinyağı

ÜST dudak çevresi çoğu zaman ihmal edilir. Oysa bu bölge hızla nem kaybına uğrar. Bu durumda en büyük yardımcınız zeytin. Üst dudağınıza birkaç damla zeytinyağı sürüp, parmak uçlarınızla hafifçe üzerine vurun. Bu hareket kan dolaşımını hızlandırır. Yağ ise cildi yumuşatır.

Dekolteye Yeşil Çay

Ayrıca bu zeytinyağlı dudak bakımına ek olarak her gün 2 kez yüz jimnastiği yapın. Bunların etkisi 2 hafta içinde görülebilir. Cildin çok hassas olması nedeniyle, boyun ve dekolte bölgesi ince çizgilerin ilk belirdiği bölgedir. En etkili çözüm yolu ise; yeşil çaydır.

Günde 3 fincan yeşil çay için. Bunun yanında cildinize bir de maske uygulayın. Yeşil çay içeren bir kremi boyun ve dekolte bölgesine kalınca sürün. 15 dakika sonra yüzünüzü ılık suyla iyice temizleyin.

Yeşil çayın bileşiminde bulunan vitaminler, metabolizmanın daha hızlı çalışmasını sağlar. Bu da cilt altında bulunan bağ dokusunu sıkılaştırır. Maske tamamlandıktan sonra cilt kalıcı bir etkiye sahip olur. Çay içerek de bu etkiyi koruyabilirsiniz.

Papatyalı temizleme sütü

Malzemeler:

1 kahve fincanı yağlı süt
2 çorba kaşığı sarıpapatya.

Hazırlanışı:

İçine su konulan bir tencerenin üzerine başka bir tencere konur. Malzemeler üstteki tencerede karıştırılıp, kısık ateşte ısıtılır.

Sütün üzerinde kaymak oluşmadan, ocaktan alınıp, iki saat dinlendirilir. Karışım süzüldükten sonra, cilt silinir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede, buzdolabında bir hafta muhafaza edilir.

Cilt için doğal tonik formülleri

Toniğin içindeki bitkiler cildin rahatlamasını sağladığından, tonik işleminden sonra yapacağınız masajın etkisi de artacaktır.

Hazırladığınız tonikten birkaç damla pamuğa damlatıp, cildi silmeden sadece tamponlayarak uygulayın. Toniklemeden sonra cildinize maden suyu püskürtün ve kâğıt mendille tamponlayarak kurutun. Ardından nemlendiricinizi kullanın.

Lavantalı tonik

Malzeme: Lavanta, melisa, papatya, hatmi çiçeği, yarım fincan saf alkol, içme suyu.

Uygulama: Kaynamış suyun içine birer tutam lavanta, melisa, papatya ve hatmi çiçeği atılır. 15–20 dakika demlenmesi beklenir. Demlendikten sonra temiz bir kaba süzülür. Karışıma yarım kahve fincanı saf alkol ilave edilir. Hazırlanan karışım, kapalı bir şişede buzdolabında muhafaza edilir.

Papatyalı tonik

Malzeme: Bir tutam papatya, 500 gr. su.

Uygulama: Papatya suda pişirilir ve buz kabına boşaltılıp, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Sıkıştırıcı özelliği vardır ve sarkmayı önler.

Dereotlu tonik

Malzeme: Bir demet dereotu, 25 gram badem yağı, bir şişe maden suyu.

Uygulama: Dereotu yıkanıp, mikserden geçirilir. Bir kapak badem yağı ve maden suyu eklenir. Karışım buz kabına konup, dondurulur. Her gün cilde kompres yapılır. Cildiniz böylece daha sağlıklı, parlak ve canlı olacaktır.

Malzeme:

1 kg süt
200 gr. papata

Hazırlanışı:

Süt kaynatılır ve ocaktan indirilir. İçinepapatyalar eklernir ve soğuyuncaya kadar demlendirilir. İyice soğuduktan sonra süzülüp buz kalıplarına doldurulup dondurulur. hergün bir buz kalıbı cilt üzerinde gezdirilir. Bu masajla cilt güçlenir.

cansız saçlar için maske

Malzemeler:
2 tane bıldırcın yumurtası
1 fincan zeytinyağı
1/2 limon suyu
1 tatlı kaşığı öğütülmüş maydanoz tohumu

Hazırlanışı:
Bütün malzemeler karıştırılır. karışım saça sürülüp bir saat bekletilir. Yumuşak bir şampuanla yıkanır.

Ilık su aslında bir istisna dışında tüm ciltler için en iyi temizleme yoludur. Eğer çok kuru bir cilde sahipseniz o zaman yapmanız gereken temizleme ürünlerinin cilt yüzeyindeki kalıntılarını makyaj pamuğu ya da ıslak mendille arındırmaktır.

Yağlı ciltler için ise duş sonrası kısa bir süreliğine soğuk suyu yüzlerine tutmak harika bir etki yaratıyor. Soğuk su gözeneklerin kapanmasını sağlıyor. Şayet kılcal damarlarınız cilt yüzeyine çok yakınsa cildinizi asla sıcak suyla yıkamayın.

Sıcak gözenekleri açıp damarcıkların yırtılmasına sebep olabilir.

* Olgunlaşmış yarım şeftaliyi soyup dilimleyin. Sonra da yarım bardak sütün içine koyarak sekiz saat kadar bekletin ve süzün. Temizleme sütünüz hazır.

* 5–6 adet çileği çatalla iyice ezerek püre yapın. Hazırladığınız püreyi yarım bardak sütün içine ilave edin. Daha sonra karışımı bir şişeye koyup iyice çalkaladıktan sonra buzdolabında 4–5 saat dinlendirin pamuk yardımı ile cildinizi temizlemek için kullanabilirsiniz. Kullanmadan önce şişeyi iyice çalkalamayı unutmayın..

Bir tatlı kaşığı balı ve iki üç tatlı kaşığı suyu cam bir kâsenin içinde çok kısık ateşte ısıtıp ateşten indirin. Daha sonra içine yarım bardak süt, bir yumurta sarısı ilave ederek kıvam alıncaya kadar iyice karıştırın ve bir şişede muhafaza edin.

Tüm cilt tiplerine iyi gelen bu karışım cildi temizleyip besler aynı zamanda cilde pürüzsüz bir görünüm kazandırır.

Bir avuç dolusu tuzsuz bademi bir tatlı kaşığı toz şeker ile birlikte havanda iyice dövün. Daha sonra içine bir iki kaşık gül suyu ilave ederek dövmeye devam edin. Bademler ezildikçe birkaç kaşık daha gül suyu koyun.

Bu şekilde karışım krem kıvamına gelene kadar devam edin. Bir iki saat beklettikten sonra karışımı temiz bir tülbentten geçirerek elde ettiğiniz temizleme sütü ile yüzünüzü pamuk yardımıyla silerek temizleyin.

Bir fincan sütü bir fincan kepek ya da yulaf kepeği ile iyice karıştırdıktan sonra yüzünüzü bu karışımla silin.

Zayıflamak ve şekle girmek için

Fitness uzmanlarının önerdiği bu basit hareketleri, kendi evinizde yapabilir ve günde birkaç dakikanızı ayırarak kaybettiğiniz esnekliğinizi tekrar kazanabilirsiniz.

Üstelik sadece bir sopa ve bir merdivenle kazanacağınız esneklik sayesinde duruşunuz düzelecek, daha formda görüneceksiniz.

İsveç Merdiveni Nedir?

Tüm kas gruplarını çalıştıran İsveç merdiveni, duvara monte edilmiş, birbirine eşit aralıklarla sıralanmış ahşap sopa şeklinde basamaklardan oluşan özel bir merdiven. Ayrıca bazı hareketler sırasında destek almak için iki yanlara bağlanmış kalın ipleri de mevcut. Hemen her spor salonunda olan bu basit aleti dilediğiniz takdirde ahşap işleriyle uğraşan bir atölye de bile yaptırabilirsiniz.

Ne vaat ediyor?

İnsan vücudu ne kadar esnekse fonksiyonları da o kadar iyi çalışıyor demektir. İsveç merdiveni de genel kas gruplarını çalıştırdığı gibi omurları da açar ve vücuda esneklik kazandırır. Her yaş grubundan kişilerin uygulayabileceği bu egzersizlerle her gün 10–15 dakikanızı ayırarak formda ve dinç bir vücuda sahip olabilirsiniz.

1. Sarkma hareketi

Merdivene sırtınızı dönün, ilk basamağa basın. Ardından kollarınızı mümkün olduğunca yukarı kaldırın ve uzanabildiğiniz en sondaki basamağı tutun. Vücudunuzdaki gerilmeyi hissedin. Birkaç saniye böyle durun ve rahatladığınızda ayaklarınızı basamaktan kaldırın, kendinizi aşağı sallandırın. Dayanabildiğiniz kadar (ortalama 1–3 dakika arası) durun.

2. Karın hareketi

Bir önceki harekette olduğu gibi, merdivene sırtınızı dönün, ilk basamağa basın. Ardından kollarınızı mümkün olduğunca yukarı kaldırın ve uzanabildiğiniz en sondaki basamağı tutun. Ardından ayaklarınızı basamaktan kaldırın. Dizlerinizi bükmeden, bacaklarınızı belinizle 90 derece açı yapana kadar yukarı kaldırın. 30–40 saniye bekleyin ve 5–10 kez tekrarlayın.

Sopayla yapılan egzersizler nedir?

Sabah yataktan kalkar kalkmaz vücudumuzu esnetmeye ihtiyaç duyarız. Sabahları 10–15 dakikanızı ayırarak, sopayla yapılan basit birkaç esneme hareketleri güne daha dinç başlamanıza yardımcı olacaktır. Bu hareketleri yaparken evinizde bulunan herhangi bir sopayı (oklava) kullanabilirsiniz. Dikkat etmeniz gereken tek şey; sopanın boyu, kolunuzu iki yana açtığınızdaki elde ettiğiniz mesafeden daha uzun olmalı.

Ne vaat ediyor?

Yeterince egzersiz yapmadan gün boyu masa başında oturarak çalışıyorsanız, esnekliğinizi yitirmeniz mümkündür. Kasların esnekliğinde oluşan dengesizlikler duruş bozukluklarına, duruş bozuklukları da yanlış nefes almaya, enerji kaybına ve strese neden oluyor. Her sabah düzerli olarak esneme hareketleri yaptığınız takdirde kaslarınız tekrar eski haline geri dönecektir. Böylece duruşunuz düzelecek, daha dinamik ve enerjik olacaksınız.

1. Öne eğilme hareketi

Kollarınızı ve bacaklarınızı omuz hizasında açın. İki elinizle sopayı kavrayın. Dizlerinizi bükmemeye özen göstererek yavaş yavaş yere doğru eğilin. Hareketin ideali sopayı yere değdirebilmek. Ancak bunun için kendinizi zorlamayın. Eğilebildiğiniz kadar eğilin ve bu şekilde dayanabildiğiniz kadar yaklaşık 3–5 dakika arasında kalın. Bu hareket omuz, boyun, bel, kalça, dizüstü, diz altı eklemlerini esnetiyor.

2. Omuz başı hareketi

Kollarınızı açarak sopayı bel hizasında tutun. Ardından dirseklerinizi bükmeden yavaşça sopayı yukarı kaldırın. Önden arkaya büyük bir daire çizer gibi, göğüs hizasına, başınızın üstüne ve vücudunuzun arkasına doğru sopayı hareket ettirin. Birkaç saniye bekleyin ve hareketi tersine tekrarlayarak sopayı vücudunuzun ön kısmına bel hizasına getirin. Bu hareketi 10–15 kez tekrarlayın. Omuz başlarınız ve omuzlarınız için oldukça faydalı bir hareket.

Yorgun ciltleri canlanmak icin

1- Canlandırıcı yüz masajı:

Kaşlarınızın altından başlayıp, burnunuzun kenarlarını ve son olarak da yanaklarınıza hafif bir masaj yapın. Bu dairesel hareketler lenf bezlerinizde birikmiş olan sıvının süzülerek gözlerinizdeki şişkinliğin inmesini ve cildinizin sıkılaşmasına yardım eder.

2- Kapatıcıyı doğru uygulayın:

Yetersiz uyku cildin bazı bölgelerinin şişmesine sebep olur. Gözaltları, alt dudakla çene arasında kalan bölge ve burun deliklerinin yan kısımları ilk göze çarpan bölgelerdir.

3- Yanaklarınızı kızartın:

Pratik ve canlandırıcı bir etki kazanmak için elmacık kemiklerinizi hafifçe çimdikleyin ve üzerine az miktarda allık uygulayın.

Malzeme:
1 tas sıcak su
1 çay kaşığı limon tuzu
1 tatlı kaşığı hintyağı

Uygulanışı:
Limon tuzu ve hintyağı bir tas sıcak suyun içine konulur. Malzemeler karıştırılıp eller karışımda 15 dk bekletilir.

Cildinizi uyandırın bunun için yüzünüzü soğuk suyla yıkayın!

Soğuk su damarlarınızı daraltarak geceden kalma cildinizi lekelerden arındırır. (Ayrıca gün ortasında ihtiyaç duyduğunuzda bir sprey şişesinden yüzünüze su püskürtebilir veya nemli bir havluyla cildinizi temizleyebilirsiniz.)

Cildinizdeki sabah kızarıklığını gidermek için yüzünüzü papatya içerikli bir temizleyici ile silin. Gözenek sıkılaştıran bir cilt temizleyicisi de tercih edebilirsiniz.

Naneli bir şeyler koklayın

Wheeling Jesuit Üniversitesi'nden Bryan Raudenbush, nane kokusunun beyni uyardığını ifade ediyor. İçinde nane veya benzeri canlandırıcı kokular olan bir duş jeli de kullananbilirsiniz.

Ölü hücrelerinizden kurtulmak için de banyo lifi kullanabilirsiniz. Lifin verdiği his de sizi canlandırmaya yardım edecektir.

Enerjiyle ışıldayan ciltler

Yorgun, matlaşmış bir cilde ve siyah halkalara sahipken kendinizi seksi hissetmeniz mümkün değil. Size sunacağımız güzellik önerileri ile baştan aşağıya yenilenebilir; sağlıklı ve pırıltılı bir görünüme kavuşabilirsiniz...

Kendinize hızlı bir detoks maskesi uygulayın

Cansız görünümlü cildinizi kendine getirmek için, bir el havlusunu taze sıkılmış portakal suyunun içine batırın. Fazlasını sıktıktan sonra havluyu beş dakika boyunca yüzünüzde tutun.

Dermatolog Howard Murad, C vitamininin Cildinizdeki renk farklılıklarını gidererek yüzünüze ışıltı vereceğini belirtiyor. Eğer hazır almayı tercih ediyorsanız C vitaminli bir peelingi de tercih edebilirsiniz.

Krem yumuşaklığının keyfine varın

Enerjiniz tükendiğinde, vücudunuzun fonksiyonları daha yavaş ve yetersiz çalışmaya başlar. Hücreleriniz su kaybeder ve cildiniz kurur. İçerisinde besleyici vitamin ve proteinler bulunan bir nemlendirici ise cildi onarır.

Cildin su tutma kapasitesini artıran kremler kısa sürede cildinizi yumuşacık yapabiliyor.

Gözaltınızdaki morluklardan kurtulun

Şişmiş gözlerinizin üzerine koyacağınız salatalık dilimleri veya kafein içerikli bir losyon damarları daraltır ve gözaltındaki sıvı birikimini azaltır. K vitaminli göz kremlerini deneyebilirsiniz.

Göz çevresinde sarkan bölgeleri ise "peptid" içeren bir krem kullanarak sıklaştırmanız mümkün.

Ruj sürmenin püf noktaları!

Kadınların makyajda vazgeçemedikleri öğelerinden biri olan ruj doğru kullanılmadığında bir facia olabilir! Fakat ruj doğru kullanıldığında makyaj sadece rujdan oluşsa bile muhteşem görüneceğini bilen kadınların vazgeçilmezidir!

Nasıl ruj sürülür?

• Dudaklarınızın güzel görünmesini istiyorsanız her şeyden önce kurumuş ve çatlamış olmamalarına özen göstermelisiniz. Bunun için yanınızda taşıyacağınız bir çatlak kremini (lipstick) gerektiğinde sürmeniz yeterli olacaktır. Makyaja başladığınızda dudaklarınız çatlak olmamalı çünkü bunu bir anda gideremezsiniz.

Ayrıca özellikle kışın, ruj seçiminizi dudak koruyuculu olanlardan yana kullanmalısınız. Bazı pudralı rujlar güzel görünmelerine rağmen dudaklarınızı kurutabilir.

• Ruj sürmeye başlamadan önce ne kadar hafif makyaj yapıyor olsanız da dudak kalemi kullanmalısınız. Eğer endişeniz varsa açık tonlu kalem tercih edebilirsiniz. Doğru sürülen bir dudak kalemi makyajın doğallığından hiçbir şey eksiltmez.

• Dudaklarınız inceyse kalemi dudağın biraz dışından çekebilirsiniz ancak sakın bunu abartmayın.

• Kalemin ucunun biraz küt olması daha yumuşak bir görünüm yaratacaktır.

• Keskin ve koyu renkte kalem çekilmesi dudaklarınızın doğallığını bozacaktır, günlük makyajda bundan sakının.

• Dudak kaleminizi rujun üstünden de sürebilirsiniz, bu iki rengin daha iyi kaynaşmasını ve çizginin yumuşamasını sağlar.

• Makyaj uzmanları genelde rujun fırça ile sürülmesini tavsiye eder ama bunu özellikle günlük makyajınızda yapmasanız da olur.

• Ruju sürerken dudak kaleminin de hafifçe üstünden geçmelisiniz, sürdükten sonra dudaklarınızı birbirine yapıştırıp biraz hareket ettirirseniz de olur. Rujun fazlasını da bir parça mendille alırsanız daha pürüzsüz görünürler. Sürdüğünüz rujun kalıcı olmasını istiyorsanız kolay çıkmayan long-lasting rujlardan kullanabilir ya da dudaklarınızın kuruma problemi yoksa rujdan önce biraz pudra sürebilirsiniz.

• Rujun rengine gelince, modadan önce kendinize, yaptığınız makyaja ve gideceğiniz yere uygun olmasına dikkat edin. Mesela kahverengi tonlarında far kullanmışsanız kırmızı ya da pembe değil yine kahverengi tonlarında bir ruj kullanın. Gündüz, fazla iddialı renklerden kaçının, dudak renginizden biraz daha koyu ya da biraz daha açık, 'ruj sürdüm' diye bağırmayan doğal renkleri tercih edin.

Cildiniz daima kuru ve gerginse sizin için yoğun bir nem terapisi şarttır. Bunun için öncelikle bol bol su için ve sulu meyveler tüketmeye özen gösterin. Ayrıca vereceğimiz maske tarifini uygulayın.

Birkaç marul yaprağını kaynar suya batırıp 2 dakika bekletin ve soğumaya bırakın. Yaprakları temizlenmiş yüzünüze ve boynunuza uygulayın. 20 dakika bekleyip yüzünüzü ılık su ile durulayın. Havlu ile tampon yaparak kurulayın.

Güzellik maskeleri sivilceler, kırışıklıklar, leke, çil ve diğer cilt sorunları için yararlanılan bir cilt bakımı yöntemidir. Başlıca maskeleri ve uygulanış şekillerini şöyle sıralaya biliriz:

Temizlik maskeleri: Ciltte 10 dakika kalıyor ve kolayca temizleniyor.

Derin temizlik maskeleri: 10–15 dakika uygulanıyor. Peeling öncesi kullanılıyor.

Nem maskeleri: Ciltte 15–20 dakika kalıyor. Peeling etkisiyle aktif hale gelen cilt bu maskelerle rahatlıyor.

Gençlik maskeleri: Yaşlı ve yorgun ciltlere sıkılaştırıcı ve elastikiyet kazandıran maskeler en etkililerden biri.

Sivilceler her yaştan insanın sorunu. Sivilceler geçtiklerinde arkalarında bir de kocaman izlerini bırakıyorlar. İşte sivilce ve akneler hem kurutulması hem de izlerinin geçmesi için doğal yoğurt ve limon maske tarifi.

1 yemek kaşığı süzme yoğurdun içine yarım limon sıkın ve bunu yüzünüze iyice sürün.10 dk sonra ılık suyla güzelce yıkayın ve ardından maden suyu ile tonik uygulayın.

aldatan erkek nasıl davranır?

Erkeğinizin sizi aldattığını düşünüyorsanız onu daha dikkatli gözlemlemelisiniz. Mesela son günlerdeki hal ve hareketlerini incelemekle işe başlayın

Erkekler aldattıklarını nasıl davranıyorlar. İşte size bazı ipuçları…

Sizinle konuşurken yüzünüze dokunuyorsa, gülümsüyorsa, gözlerini kaçırıyorsa, yüz kasları titremeye başladıysa, kollarını çaprazlama tutuyorsa ya da konuşma anında bacak bacak üstüne atarsa, gözbebekleri küçüldüyse, “Evet” cevabı verirken başını “Hayır” anlamında iki yana sallarsa, ellerini saklarsa, kelimeleri yanlış söyleyip tutuk konuşuyorsa, bilin ki size yalan söylüyor!

1- Telefonda erkek ismiyle kayıtlı kızlar

Erkekler artık uyandı. Önceden sevgililerinin telefonlarını cep telefonlarına kaydetmez, ceplerine herhangi bir yere isimsiz not düşerlerdi. Şimdi durum değişti… Onlar şimdi görüştükleri diğer kızların adını erkek isimleriyle kaydedip, sorunu geçiştiriyorlar.

2- Sevgiliye ikinci bir telefon hattı

Ayrıca şimdi erkekler telefondan dolayı yakalanmamak için, sevgiliye ve kendisine ikinci bir telefon hattı alıp dilediklerince görüşüyorlar. Bu durumda yakalamak biraz zor tabii eğer siz O hattı bilmiyorsanız… Ancak ikinci bir telefonu varsa, onu saklaması biraz zor olabilir.

3- Sürekli özür diliyorsa

Size bir tatlı sözü çok gören erkeğiniz, süt dökmüş kedi gibi yanınızdan ayrılmıyorsa, bilin ki bu işte bir terslik var dikkatli olun. Durumu çakmayasınız diye yapmadığı numaralar kalmayan erkeğiniz, hiç beklemediğiniz bir anda elinde çiçeklerle geliyorsa, sizi yemeğe götürüyorsa ya da ani sürprizler yapıyorsa aman dikkat!

4- Sık sık hediye alıyorsa

Daha önce sizi hiç düşünmeyen ve hiçbir özel gününüzü hatırlamayan partneriniz birden sizi hediyelere boğmaya başladıysa ve özel günlerinizi sektirmiyorsa dikkat! Suçluluk duygusu adama birçok şey yaptırır çünkü. Tabii kadınına böylesine hoş sürprizler yapan her erkek aldatıyor diyemeyiz ancak, kilit noktanın sezgileriniz olduğunu unutmayın.

5- Yeni teknolojiler yalanlara hizmet ediyor

Size seyahate çıkacağını söyledi ve havaalanından arayıp cep telefonunu çaldırdığını iddia ediyor. Ankesörlü telefondan arıyormuş! Gerçekten de arka planla uçak sesleri ve bir gürültü duyuyorsunuz… Ama sakın o kadar emin olmayın. Son zamanlarda çıkan yeni bir teknoloji ürünü, istenen ortamın sesini çıkartıyor. Havaalanı, trafik, ofis ortamı… Bunu telefona dayadıkları anda tamam!

6- Gideceğim yer yakın, boş ver arabayı…

Araçları olmasına rağmen, arkadaşlarıyla buluşmaya diye çıkıp “Bir kahve içeceğiz zaten, yakın, arabayı almama gerek yok” diyen bir erkek, böylece daha baştan eve geç geleceğinin sinyalini veriyor. Geciktiğinde de, “Taksi bulamadım” ya da “ küçük bir kaza yaptık” gibi bahanelerle karşınıza çıkıyorsa, öncesinde de buna benzer davranışlarla sık karşılaştıysanız, tırnaklarınızı göstermenizde fayda var.

7- Bizimkilere uğradım, uyuyakalmışım!

Hiçbir anne, siz aradığınızda yorgunluktan uyuya kaldığını söylemesini rica eden ana kuzusu oğluna, hayır diyemez. Annelerini çapkınlıklarına alet eden erkeklerle baş etmenin en etkili yolu, annesiyle sıkı bir ilişki kurmaktır!

Erkekler nasıl tahrik olur.

Erkekleri tahrik etmek o kadar da zor değil! Sevgilinizi ya da eşinizi tahrik emek için öncelikle ona nasıl yaklaşacağınızı bilmelisiniz.

Sevgilinizin sihirli bölgelerine özel bir dokunuşunuzun her şeyi değiştirdiğinin farkında mısınız?

Dudaklar

Sevdiğiniz kişinin dudaklarına kondurduğunuz minik bir öpücük bazen dünyalara bedel olabilir. Hele bir Fransız öpücüğü sizi unutulmaz kılacaktır.

Eller

Eller vücudun en hassas yerleridir. Sevgilinizin ellerine yapacağınız bir masaj onun bütün stresini alacak ve rahatlamasını sağlayacaktır. Sevgilinizin parmaklarını dudaklarınız üzerinde gezdirerek onu tahrik bile edebilirsiniz. Onun parmaklarını kendi vücudunuzda gezdirerek hem kendi duygularınızı hem de onunkileri harekete geçirebilirsiniz.

Boyun

Sevgilinizin boynunu öpmeyi, hatta yumuşakça ısırmayı hiç denediniz mi? Denemediyseniz hemen bir vampir harekâtına geçin ve sevgilinizin boynuna doğru yönelin, bakın bakalım neler oluyor!

Saç dipleri

Sevgilinizin saçlarını yumuşak dokunuşlarla ensesinden yukarıya doğru hafifçe okşamayı sakın ihmal etmeyin!

Karın

Karın ve cinsel organ arasında kalan bölge oldukça hassastır. Bu bölgeye yumuşak el masajları yaparsanız sevgiliniz üzerinize saldırmamak için kendisini zor tutacaktır. Bir krem kullanırsanız el hareketlerinizi daha da yumuşatabilirsiniz. Masajdan sonra göbek deliğine de küçük bir öpücük kondurmayı ihmal etmeyin!

Kulaklar

Kulaklar sadece duymaya yarar sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Kulaklara kondurulan ateşli bir Fransız öpücüğü sevgilinize unutulmaz birkaç saniye yaşatacaktır.

Ayak bilekleri

Çoğu insanın cinsellikte pas geçtiği bölgelerden biri de ayak bilekleridir. Ayak parmaklarına ve bileklere uygulayacağınız rahatlatıcı bir masajla sevgilinizi kolayca baştan çıkarabilirsiniz.

Sırt

Boyundan başlayan dokunuşları yavaş hareketlerle kürek kemiğine doğru kaydırarak önce sevgilinizi rahatlatın. Bu sırada yanaklarına da öpücükler kondurarak onu iyice uçurabilirsiniz. Daha sonra göğüs kafesine doğru ilerlettiğiniz ellerinizle ona öldürücü darbeyi vurun.

Her kadının derdi olan ve olmaya aday olan selülit sorununa karşı kadınlar cephesinden bir destek. Diyetisyen dilara Koçak' tan selülitten korunmak için diyet.

Sabah:
12 kiraz veya 3 dilim taze ananas
2 dilim tuzsuz lor peyniri
1 dilim tuzsuz ekmek

Ara
Bitki çayı
2 kuru kayısı

Öğle
Kabak veya mercimek çorbası
Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağıyla)
1 dilim tuzsuz lor peyniri
1 dilim tuzsuz etimek

Ara
1 bardak light kefir
10 fındık
1 meyve

Akşam
1 enginar
Salata (1 tatlı kaşığı zeytinyağıyla)
4 çorba kaşığı sebzeli bulgur pilavı
Yağsız yoğurtla cacık
Salata

Ara
1 meyve
Bol su ve egzersiz